SON DAKİKA

Canlı TV Haber

Necmettin Erbakan’dan O “1 Dolar”ın Sırrı

Merhum Başbakan Necmettin Erbakan katıldığı bir televizyon programında 1 Dolar’ın sırrına değinmişti Siyonizme kaynak sağlamak amacıyla kullanılan para son dönemde darbeci askerlerin üzerinden çıkmasıyla yeniden gündeme geldi. Necmettin Erbakan o yıllarda doları böyle anlatmıştı.

Necmettin Erbakan’dan O “1 Dolar”ın Sırrı
Bu haber 28 Temmuz 2016 - 18:36 'de eklendi ve bu haber 315 kez görüntülendi.

thumbs_b_c_27c580b3371ac3c01da30ff7bd905b8a

Siyonist idealler doğrultusunda, yeşil bir kâğıt olan doları dünya parası yapıp istedikleri kadar para bas­mak suretiyle elde ettikleri astronomik zenginlikleri daha da arttırdılar. Gizli Dünya Devleti’nin ne olduğu­nu anlamak için bugün küresel bir para hâline getirilen Amerikan Dolarım incelemek bile yeterlidir.

ABD Dolarının üzerine 1933 yılında Roosevelt tara­fından ehram resmi, yani Mısır piramidi yerleştirilmiş­tir. Bu ehram, Siyonist güçlerin dünyayı nasıl kontrol ettiğim gösteren karakteristik bir şemadır. Yukarıda da belirtildiği gibi Siyonizm, “üstün ırk” esasına da­yanmakta ve bütün dünyaya hâkim olmayı ana gaye olarak benimsemiş bulunmaktadır. Bunun gerçekleş­mesi için Siyonizmin temel kitabı olan Kabbala, dünya hâkimiyetinde temel esas alınmıştır. Kabbala’nın ise 3 önemli uyarısı vardır. Bunlar; gizlilik, itaat ve hahamlar tarafından konulan kurallara tam bağlılıktır.

Gizlilik kuralı; köle yapılmak ve sömürülmek iste­nen diğer insanlar tarafından, kurdukları tezgâhlar, çevirdikleri dümenler, karanlık ve gizli yöntem ve faa­liyetleri fark edilecek olursa büyük reaksiyonlar doğa­bileceğinden, temel esas olarak alınmıştır. Bunun sonu­cu olarak da gerek kitapları, gerek konuşmaları, gerekse muamelelerinde mesajlarını, direktiflerini, hedef ve yöntemlerini açıkça değil sembollerle ve manalarını kendilerinin bildikleri işaretlerle aktarmaktadırlar. Bu sembol ve işaretlerin manasını ancak derece derece ge­lişerek, kontrol ederek en üst dereceye ulaşmış kimseler tam olarak bilebilmektedirler. İşte bu sembolik çalışma esasının bir sonucu olarak dolardaki ehramın üzerin­de “Annuit Coeptis” sözü yazılmıştır. Bunun manası “Zafere ulaşıldı” demektir. Gizli Dünya Devleti, yeşil kâğıt doları dünya parası yapmakla ve piramidini bu paranın üzerine yerleştirmekle kendisini büyük zafere ulaşmış saymaktadır. Piramidin altındaki “Novus Ordo Seclorum” sözünün manası ise “Yeni Dünya Düzeni” demektir. Yani Siyonizmin hâkim olduğu dünya düze­ninin kurulduğu ilan edilmektedir.

Yeni Dünya Düzeni sloganı Siyon mürşitlerinden Adam VVeishaupt tarafından 1 Mayıs 1776’da İllumina- ti Locası kurulduğu zaman, bu locanın amblemi olarak kabul edilmiştir. Piramidin alt kısmına, Latin harfleriy­le yazılmış olan 1776 tarihi, bilmeyenlerin zannettikleri gibi, ABD’nin bağımsızlığını kazandığı yıl münasebe­tiyle değil, İlk Mürşitler Locası’mn 1 Mayıs 1776’da ku­rulmuş olması dolayısıyla buraya konulmuştur.

Bu piramidin en altındaki birinci basamak bütün in­sanlığı ifade etmektedir. Böylece bu piramit Siyonizmin bütün insanlığı, yani yeryüzündeki 6 milyar insanı nasıl kontrol ettiğini belirtmektedir. İnsanlığı kontrol için ku­rulan sistem en tepedeki yöneticilerin arzularının yeri­ne getirilmesi, plan ve programlarının uygulanabilmesi için böyle bir piramit sistemi esas alınmıştır.

En alttaki insanlıkla beraber piramitteki bu kademe­ler 13 kademeyi oluşturmaktadır. 13 sayısı Siyonizmde, Hristiyanlarm aksine, uğurlu sayılan bir sayıdır.

Bu dünya teşkilatı, inanç itibarıyla Siyonizme da­yanmaktadır. Siyonizmin temel esasları ise -daha önce belirttiğimiz gibi- tahrif edilmiş Tevrat’a ve Kabbala’ya dayanmaktadır. Bu sistemin en büyük özelliği, bir kere daha belirtirsek gizlilik ve itaattir. Bundan dolayı her biri yalnızca kendisine verilen emirleri yerine getirir. Kurulan “Hücre Sistemi” sayesinde her birinin yalnızca en üst derecesindekiler bir üst örgütle bağlantı içine gi­rebilirler. Sistemin tümünü bütün sırlarıyla bilenler ise yalmzca en üstteki Kabbalist hahamlardır.

Piramidin en üstündeki üçgen içindeki göz, Mason ilahının gözüdür. Bu sembol nihai gayeyi temsil etmek­tedir. Bu göz, “Cenabı Hak her şeyi görür.” gerçeğinin karşısında; “Bizim ilahımız da her şeyi görür, hatta her şeyi daha iyi görür.” iddiasım temsil etmektedir. Eğik bakmaktadır ve şaşıdır. Masonlar birbirleriyle tanışmak için bu parolayı kullanmaktadırlar. Karşılaştıklarında el sıkışırken sağ ellerinin başparmağım diğerinin eline özel şekilde bastırmakta ve gözlerim de eğik tutarak aşağıya doğru bakmaktadırlar. Siyonizm inancına göre Şeytan cennetten kovulduktan soma şimdi yeryüzünde “Benî İsrail”e mensup insanlar vasıtasıyla hâşâ Cenabı Hak’tan intikam alacakmış. Siyonizmin temelinde “Şeytana kul­luk etmek” yatmaktadır.

En üst kademe, Kabbalist sırlarının tamamım bilen bir baş hahamla, diğer kademelerde temayüz ederek en üst makama ulaşmış iki yardımcı Kabbalist hahamdan teşekkül etmektedir. Bu en üst kademenin altında bir de görünmeyen en üst yönetim meclisi Sanhedrin kade­meleri bulunmaktadır. Üç Kabbalist ve Sanhedrin, İsrail Devleti dâhil bütün Siyonist organizasyonların bağlı ol­dukları hahamlar topluluğudur.

Verdiğimiz bu ayrıntılı bilgiler, size karmaşık ve akıl karıştırıcı gelebilir. Ancak Gizli Dünya Devleti’nin ha­reket noktalarını ve dünyaya nüfuz ediş yöntemlerini kavrayabilmemiz için bu yapılanmaları bilmek zorun­dayız ki karşımıza çıkacak olan ve bizi bertaraf etmeye çalışacak olan bu karanlık ve sinsi gücü iyi tanıyalım. Bunları kavramadan Siyonizmin iç yüzünü ve sistemle­rini tam olarak çözemeyiz.

Sanhedrin üyeleri, Kabbala eğitimi almış olan ha­hamların arasından seçilirler. Bu gizli yönetim meclisi kadrosunun içinde genel yönetimi gözeten “70 Kabba­list Haham”, “Genel Gözetim Meclisi” olarak İsrail’de toplanır. Bu ruhani mecliste, herhangi bir eksilme olur­sa yerine yeni üyeleri seçme yetkisiyle görevli 4 haham bulunmaktadır.

Sanhedrin’deki Kabbalist hahamlara bağlı olarak çalışan “Yeminli 70’ler Grubu” vardır ki bunlar Si­yonizm adına bütün GDD yapılanmasını yönetmek­tedirler. Siyonizm ve GDD’nin bütün kademeleri bunlara itaat etmeye mecburdurlar. ABD’de Rockefel­ler, İngiltere’de Rotschild, İtalya’da Agnelli ailesi gibi aileler, Yeminli 70’ler Grubu’na dâhildirler. Bu grubun ayrıca Avrupa’da ve Japonya’da da ayakları vardır. Bu yeminliler grubu bütün dünya ülkelerinde teşkilatlan­mışlardır.

Bu Gizli Dünya Devleti’ni teşkil etmek üzere, Yemin­li 70’ler Grubu’na bağlı birçok alt organizasyon söz ko­nusudur.

Bütün bu yapılanmanın amacı, Siyonizmin dünya ça­pındaki menfaatlerini gözetmektir. Bu teşkilat bugünkü Birleşmiş Milletler’in de beynini teşkil etmektedir. Bir­leşmiş Milletler Teşkilatının bütün kilit noktalarındaki üyeleri vasıtasıyla uluslararası kararları istediği şekilde yönlendirmektedirler. Esasen Birleşmiş Milletler Teşki­latı, gizli ve derin güçler tarafından bunun için kurul­muştur. B’nai B’rith, yani Ahidin Çocukları, Masonluk ve Bilderberg gibi geniş Siyonist teşkilatlardan birisidir.

B’nai B’rith, 1938’de dört önemli Siyonist organizas­yonunun taktiklerini ve planlarını hazırlayan “Genel Yahudi Kurultayı”nı oluşturmuştur. B’nai B’rith kendi­sine bağlı “Aleph Zadik Aleph” adlı teşkilat vasıtasıyla bütün dünyadaki 13-21 yaş grubuna mensup gençlere Siyonizm düşüncesini aşılamak üzere faaliyette bulun­maktadır.

Bilderberg Grup, 1954 Mayıs’ında Hollanda’nın Osterbeek kentindeki Bilderberg Oteli’nde toplanan bir grup Yahudi tarafından kuruldu. Grubu tasarlayıp oluşturan asıl kurucu İsveç Farmasonluğunda Üstad-ı

Azam olan Yahudi din adamı Jozef Retinger’dir (1888- 1960). Bu gizli grubun finansmanının önemli bir kısmı­nı Amerika’daki Yahudi Rockefeller Vakfı karşılamak­tadır. Diğer finansör ise ünlü Yahudi Banker Rotschild ailesidir. Bilderberg çok uluslu bir hükümet gibidir.

Gizli yönetim merkezi, diğer Yahudi örgütlerinde olduğu gibi İsrail’dedir. Bilderberg’i yönlendirenler, hahamlar ve 33. dereceden Masonlar arasından seçi­lir. Grubun Yahudilerden oluşan 25 yönetici kadrosu, dünya hâkimiyetini gerçekleştirmeye yönelik emirleri hahamlardan alır. Bu emirler, dünyamn pek çok yerin­de önemli kariyerlere sahip üyeler sayesinde kolaylıkla uygulamaya geçirilir.

Bilderberg birçok kaynakta “Dünyanın Efendileri” şeklinde tanımlanır. Bilderberg Grubu’nun geçmişine ilişkin çok fazla kaynak bulma imkâm yoktur. Başvu­ru kaynaklarında, kurulduğu yer, tarih ve toplantılara katılan bazı önemli şahısların isminin dışında bir bilgi bulmak mümkün değildir. Kurulduğundan bu yana Bilderberg toplantılarının tamamı basına ve kamuoyu­na gizli yapılmış, burada konuşulanlar hakkında hiç kimse bilgi sahibi olamamıştır. Bu toplantılara katılan- lar, burada konuşulanları ne pahasına olursa olsun bil­dirmeyeceklerine yemin ederler. Ünlü bir Türk siyaset adamının dediği; “Görevimden istifa etmemi isteseler bile burada konuşulanları kimseye söylemem.” sözü, bu gizliliğin ne kadar titizlikle ve sıkı uygulandığım or­taya koymaktadır.

Örgüt, siyaset, medya, gizli örgütler ve iş dünyası­nın ünlülerini bir araya getirir. Her yıl üç gün toplanır.

Toplantılar sırasında konuların gizli kalacağına söz ve­rilir. Görüşmelerden sonra yalnızca katılanlara özel bir rapor dağıtılır. Bu örgütle ilgili en detaylı bilgi İspanyol İstihbarat Örgütü’nün üst düzey yöneticisi Luis Gon- zales Mata’nın kitabıdır. Dünyamn Gerçek Efendileri isimli kitap 1975 yılında Paris’te Bernard Grassed Ya­yınevi tarafından yayımlanmış fakat piyasadan toptan satın alınmış ve okuyucuya ulaşması engellenmiştir.

Bilderberg, Gizli Dünya Devleti’ni kurabilmek ama­cıyla ihtilaller düzenlemek, devletler kurmak veya yık­mak gibi çok önemli roller üstlenmiştir. İrlanda’nın Dublin şehrinde yayımlanan Newa Nation isimli dergi, Ocak 1964 tarihli sayısında Bilderberg Grup hakkında şu bilgileri vermektedir: “Bilderberg teşkilatı, Dünya Devleti kurmak için B’nai B’rith tarikatı ve diğer gizli Siyonist teşkilatlarıyla gayet sıkı iş birliği yapmaktadır.”

Bilderberg’in dünya çapında, her büyük olayda etki­si vardır. Amacı dünya ekonomisini ve siyasetini Siyo- nizmin çıkarları doğrultusunda planlamaktır. Pek çok zengin ülke, Mason liderler önderliğinde başlatılan söz­de bağımsızlık hareketleriyle sömürgecilikten kurtarıl­mış gibi gösterilmiştir. Daha sonra başa geçirilen Mason devlet başkanları aracılığıyla, bu ülkelerin servetlerinin sömürülmesi daha da artmıştır.

Siyonizmin en büyük amacı olan Yahudi egemenli­ğinde birleşmiş bir dünyanın ilk basamağı olarak Av­rupa Birliği’nin temelini oluşturan Roma Antlaşması da Bilderberg toplantılarında kararlaştırılmıştır.

Bilderberg’in en önemli faaliyeti “Trilateral Komis- yonu”nu kurmasıdır. Bu komisyon, “Bilderberg’in Ço­cuğu” olarak bilinir. Amerikalı finansör ünlü Yahudi Rockefeller, Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya’yı kapsayan, özel kişilerden oluşan etkili bir ekonomik grubun kurulması konusunu ilk olarak Bilderberg top­lantısında ortaya atmıştır.

Grup, en ünlü ve güçlü isimleri üye olarak seçmek­tedir. Bilderberg’in her seneki düzenli toplantılarında burada alman kararları iletmek ve uygulamak amacıyla mutlaka üst düzeyde bir NATO yetkilisi bulunur. Çün­kü NATO, küresel emperyalizmin silahlı gücüdür.

VVashington’daki Dışişleri Bakanlığı göstermelik bir kurumdur. Amerika’ran gerçek “Dışişleri Bakan­lığı”, Gizli Dünya Devleti yöneticilerinin kontrolün­deki CFR’dir. Dış İlişkiler Konseyi isimli bu oluşum, ABD’nin son 50 yılındaki dışişleri bakanlarının eğitim ve çıkış yeri olmuştur.

Konsey birçok ünlü politik lideri, fikir adamım ve sa­nayiciyi bir araya getirmektedir. Grup düzenli seminer­lerden ve haftalık toplantılardan ayrı olarak yemekler verip Yahudi dünyasının ünlü isimlerim bir araya ge­tirir. Bu kuruluşun bütün maddî giderleri, VVall Street bankerleri tarafından karşılanır. Bu çevrelerin yoğun destekleriyle kuruluşundan çok kısa bir süre soma dış politikada etkin rol oynamaya başlamıştır. 37 daimi üyesinin 10 tanesi Yahudi, diğerleri ise yüksek dereceli Masondur.

İkinci Dünya Savaşı’nda yüz binlerce insanın ölü­müne yol açan atom bombası da bu Amerikan Siyonist Lobisi tarafından planlanmıştı. Konsey, İkinci Dünya Savaşı sırasında yüz binlerce insanın ölümüne neden olan atom bombasının kullanımı konusunda kilit rolü oynadı. 1945 yılında bomba hakkmda kararları alan ko­mite CFR üyelerinden oluşmaktaydı.

Amerika’daki büyük basın kuruluşları da bu konsey­le bağlantılıdır. Bu yüzden Amerika’da İsrail’in aleyhi­ne haber ve yayma rastlamak neredeyse imkânsızdır. Amerikan Haberalma Teşkilatı (CIA), Siyonizmin kont- rolündedir. İsrail ve MOSSAD ile sıkı ilişkiler içerisinde bulunan CIA, dünyada kargaşa, kaos ve ihtilaller çıka­rarak, Siyonist çıkarlara hizmet vermektedir. CIA’mn hemen hemen bütün başkanları da CFR teşkilatına üye­dirler.

Birbirinden bağımsız görünen dünyanın en büyük şirket ve kuruluşları da bu organizasyona bağımlı ola­rak faaliyet gösterir. Dünya ekonomisini az sayıda ulus­lararası şirket kontrol etmektedir. 1970’lerde Siyonist ve Mason sermayeli şirketlerin iş adamları Amerika’nın dünya ekonomisindeki egemenliğim sağlamak için Business Round Table isimli oluşumda bir araya gel­miş ve kısa sürede Amerika’ nın en önde gelen, politik güce sahip şirketler topluluğu hâlini almıştır. Ülkenin en büyük 200 kadar şirketini bünyesinde toplamıştır. Amerika’ran tüm iş sahasının sesini oluşturan bu Maso- nik kuruluş, ülkenin ekonomik ve siyasi politikalarında önemli bir yere sahiptir.

Amerikan seçimlerinde hiçbir aday Siyonist lobisi­nin oylarını kendi saflarına almadan seçimi kazanamaz. Bunun farkında olan adaylar, seçim kampanyaları bo­yunca İsrail’in çıkarları doğrultusunda vaatlerde bulu­nurlar. Beyaz Saray’a seçilen Başkan’a düşen ise ken- dişini seçtiren bu topluluğa karşı verdiği sözleri yerine getirmektir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA